19 Aralık 2024 Perşembe

 BENİM HALA UMUDUM VAR !




Her gün duyduğumuz dram dolu hayatlar ve haberlerle derinden sarsılıyoruz ! Bu ülkede hiç mi güzel bir haber olmaz, hiç mi yüzümüzü güldüren başarı hikayeleri yok ? Var tabiki, ama ne yazık ki birçoğu gölgede kalıyor ve gündeme gelmiyor. İşte bu kargaşanın içinde, yüreğimi ısıtan ve çok kıymetli bulduğum bir çalışmayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

630 km yol katettiğimiz, "Tam Bağımsızlık" yürüyüşümüzün rotası olan Merzifon'da rastladık bu güzel merkeze. "Prof. Dr. A. Haluk Özen Bilgi ve Öğrenme Merkezi". Klasik kütüphane hizmetlerinin yanı sıra, burada Yenilikçi Kütüphane Hizmetleri de verilmekte.



Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanı, sayın Alp Kargı ve ekibi tarafından,2015 yılında, virane bir bina olup define avcılarının delik deşik ettiği, tinercilerin mekânı haline gelen tarihi "Ulukuşlar Konağını" kurtarmış ve tamamen belediye imkanları çerçevesinde restore ettirerek, 23 Aralık 2017 de teknoloji ve kitapla donatarak, "Prof. Dr. A. Haluk Özen Bilgi ve Öğrenme Merkezi" olarak, öğrenci ve vatandaşların hizmetine sunmuştur.

Merkezin sorumlusu değerli Eyüp Atıcıoğlu, yapılan etkinlikleri kısaca şu şekilde açıklıyor, "Çocuklarımız ve biz ebeveynler için aile sıcaklığındaki, güvenli, temiz bir ortamda tarihin teknoloji ve kitapla buluştuğu, Bilgi ve Öğrenme Merkezinde sanat, spor, müzik, resim, tarih, doğa ve kültür gezisi, arkeoloji, edebiyat, sinema, mekatronik, tiyatro alanlarında yapmış olduğumuz faaliyetlerle, öğrencilerimiz kendi yeteneklerini gösterip geliştirme imkanı bulmaktadırlar "diyor.


Biz merkezi gezdiğimizde şaşkınlığımızı gizleyemedik. Çünkü yapılan her aktivite Avrupa'yla eş değer düzeyde. Bu beni çok mutlu etti ve umutlandırdı. Geleceğe dönük yapılan muhteşem yatırımın meyvelerini, kuşkusuz ki çok kısa süre içinde alacağız. Tarzıyla örnek olan bu güzel merkezimizin, tüm ülkemize yayılması için, projenin neferleri olmaya hazırız...

Konuyla ilgili daha geniş detayları, yakın zamanda çıkacak olan yeni kitabımda, kapsamlı bir şekilde okuyabilirsiniz...

Sevtap Kürkçüoğlu
***

16 Aralık 2024 Pazartesi

 MUTLULUĞUN PEŞİNDE...





Freud'a göre, ''İnsanın daimi acısı onu mutluluk arayışına itiyor. Mutluluğu bulan insan onu korumaya ve saklamaya çalışıyor. Ancak tüm bu çabaları, onu daimi mutsuzluğuna geri döndürmekten başka hiçbir işe yaramıyor". Freud'un bu önemli tespitine yürekten katılıyorum.


Ben mutluluğu, anında yaşanan ve zaman içinde kaybolan bir duygu olduğuna inanıyorum. Yani her şey anlarda saklı ! Çünkü mutluluk, peşinde koşulacak bir maraton yarışı değil ! Sen ne kadar yakalamaya çalışırsan çalış, o senden hızla uzaklaşıyor.


İnsana, insan olmanın hazzını ve bilincini tattıran ama yakalamak için emek ve olgunluk gerektiren gerçek mutluluk, İnsanın doğayla, toplumla ve kendi iç çatışma yani çelişkileriyle baş ederek, sorunlara çözüm yolları üreterek, tüm çatışmaları aşarak bir uyuma kavuşması gerçek mutluluktur aslında.


Duygusal açıdan baktığımızda ise mutluluk, kişinin içsel deneyimlerine ve ruhsal durumuna dayanır. Mutlu olmak, kendini iyi hissetmek, yaşananlardan keyif almak ve sevgi dolu hissetmek gibi duygusal durumları kapsar. Bu duygusal deneyimler, kişinin dış dünyayla olan ilişkisine, kendine bakışına ve yaşamına anlam yüklemesine bağlı olarak şekillenir. Sevdiğimiz aktivitelerle zaman geçirmek ve kendimize değer vermek, mutluluğu artıran unsurlardır.


Ayrıca mutluluk, kafanızın içinde beslediğiniz düşünce kalıplarının ne olduğuyla da alakalı bir süreçtir. Pozitif düşünme, teşekkür pratikleri, kabullenme ve olumlu hedeflere odaklanma gibi zihinsel alışkanlıklar, mutluluk düzeyini artırabilir. Stresle başa çıkma becerileri geliştirmek, problem çözme yeteneği kazanmak ve sağlıklı ilişkiler kurmak da mutluluğu destekleyen faktörler arasındadır.


Uzun lafın kısası mutluluk, sizin kendinizle aranızda kurduğunuz bağ ve içinizde var olan ateşle ilintili bir durumdur. Yani mutluluğu dışarıdaki etkenlere bağlamak yerine, önce kendi iç huzurunuzu kucaklayıp, daha sonra hayata sevgiyle sarılmalısınız...


Sevtap Kürkçüoğlu
***

5 Eylül 2024 Perşembe

 GEÇMİŞ OLSUN !!!

www.gazetekalem.com.tr dikenlikalem.blogspot.com/
https://instagram.com/sevtapkurkcuoglu



"Mutlu","Şaşkın","Üzgün"...Bu yüz ifadeleri sizede tanıdık geldi mi ?


Tanıdık gelmesi çok normal ! Çünkü gün içinde bu duyguları ve ifadeleri hepimiz defalarca yaşıyoruz ! Nasıl mı ?

Mesela Milli takımımız maç kazanıyor, biraz MUTLU olup çığlıklar atarak sevinelim diyoruz, tam o sırada arka arkaya gelen zam haberlerini duyunca önce donup, sonra ŞAŞKIN bir ifadeyle güne devam etmeye çalışıyoruz. Arkasından ülkedeki bütün ormanların cayır cayır yandığını görüp, sinir krizi geçirerek feryad edip ÜZÜLÜYORUZ !


Ruh bilimciler bu duruma BİPOLAR BOZUKLUK diyorlar ve...


"Bipolar bozukluk, manik depresyon olarak da adlandırılır.Duygu durumunda yaşanan aşırı yükselme ve ani çöküşlerin olduğu depresif duygu durum bozukluğudur. İki uçlu duygular kişide sürekli bir döngü halindedir. Manik dönemde kişi kendisini çok mutlu ya da çok üzüntülü hissedebilir. Bu süreç kişinin davranışlarını kontrol edemediği evredir"


Eee biz kontrolden çıkalı çok oldu be doktor ! Bu durumu 22 senedir her gün Milletce yaşıyoruz yahu !!! Yani, yüksek gerilim hattına takılı kalmış yırtık don gibi, bir sağa bir sola savrulup duruyoruz.Sen bize bunun tedavisini söyle ! Evet sende haklısın, ülkede bizi tedavi edecek artık doktorda kalmadı ! Yoksa sendemi gidiyorsun, dur durr durrrrr nereye ?


O zaman hepimize, toptan GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE..!


Sevtap Kürkçüoğlu
***
#psikoloji #bipolar #delilikgüncesi #depresyon #çıldırmak

15 Ağustos 2024 Perşembe

 ÇEROFOBİ...

www.gazetekalem.com.tr dikenlikalem.blogspot.com/
https://instagram.com/sevtapkurkcuoglu




Mutlu olduğunuz bir anda aklınıza, “Kesin kötü bir şey olacak” ya da “Çok güldük, kesin başımıza bir şey gelecek” türündeki düşüncelerin geldiği oluyor mu ? Eğer cevabınız “Evet” ise, bu durum ÇEROFOBİYE işaret ediyor...


Geçenlerde bir dostumla, tamda bu konu üzerine derin bir sohbete daldık. Malum mevzu psikoloji olunca, tabiki benim için akan sular duruyor. Sohbetimizden bazı kesitleri sizlere aktarmak istiyorum.


Mutluluk fobisi olarak da adlandırılan çerofobi, mutlu olmak için mantıksız bir isteksizlik yaşayan bireylerde görülen, sürekli kötü bir şey düşünerek mutlu ve neşeli olmaktan korkma rahatsızlığı olarak tanımlanıyor.


Çerofobi sözcüğü, Yunanca’da “memnunum” anlamına gelen chairo‘dan geliyor ve temel olarak eğlenceli bir şeye katılmaktan kasıtlı olarak kaçınma çabasına neden olan bir fobi çeşidi diye tespit ediliyor.


Bu gibi durumları sizde yaşıyor musunuz ?


* Bir sosyal buluşmaya davet edildiğinizde endişe hissi.
* Kötü bir şeyin gerçekleşeceği korkusundan dolayı, olumlu değişimler sağlayabilecek fırsatları, görmezden gelme durumu.
* “Eğlenceli” etkinliklere katılmayı reddetmek.
* Mutluluğu düşünmenin kötü bir olayın gerçekleşeceği anlamına geldiğine inanmak
* Mutluluğu göstermenin, sizin ya da aileniz veya arkadaşlarınız için kötü olduğuna inanmak.
* Mutlu olmaya çabalamanın zaman ve enerji kaybı olduğunu düşünmek.


Mükemmeliyetçi ve içine kapanık insanların çerofobi yaşama olasılığının daha yüksek olduğu tespit edilmiş. Sonuç olarak, onlara mutluluk getirebilecek faaliyetlerden şiddetle kaçmayı tercih ediyorlar, çünkü bu faaliyetleri verimsiz buluyorlar.


Bana kalırsa bunu atlatmanın tek yolu, umudumuzu her daim canlı tutmak ! Çünkü ülkemizde bunca sorun varken, mutlu olacağımız anlardan kaçmak yerine, güzel anları dahada çoğaltmamız olacaktır. Unutmayalım ki MUTLULUK bulaşıcıdır...


Sevtap Kürkçüoğlu
***

22 Nisan 2024 Pazartesi

 İÇİMDEKİ BAYRAM COŞKUSU...


WWW.gazetekalem.com.tr dikenlikalem.blogspot.com/
https://instagram.com/sevtapkurkcuoglu

Bu sene, 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI'nın 104.yılını kutluyoruz. Bu kadar önemli ve de anlamlı bir günde, hem içinde bulunduğumuz kötü giden ekonomik şartlar, hem de manevi ve psikolojik açıdan bizleri yıpratan hükumet politikalarından artık bıktık !

Fakat şartlar ne olursa olsun, bu yaşananlar bizlerin enerjisini düşürmesin ve çocuklarımızın heyecanını kursaklarında bırakmasın. Çünkü bu mutluluğu yaşamamıza hiçbir güç engel olamaz, ne şimdi ne de sonra...
Nazım Hikmet'inde söylediği gibi, ''Güzel günler göreceğiz çocuklar'', hatta daha da coşkulu ve daha da mutlu. Unutmayalım ki, biz istersek her şey mümkün hale gelir. Şu andaki tek hedefimiz, karanlık günleri hep birlikte aşarak, gelecek aydınlık günlerimize bir an önce kavuşmak olacaktır.

23 Nisan tarihinden duyduğum mutluluk, benim için çok şey ifade etmektedir. Çünkü 4 sene önce bir ilke imza atarak,5 kişiden oluşan ekip arkadaşlarımızla birlikte,19 Mayıs 1919 un 100.yıl dönümü kapsamında organize edilmiş olan, zorlu bir mücadeleyi zaferle tamamlamış olmanın, mutluluğunu yaşamaktayız.

''Kurtuluştan Kuruluşa Tam Bağımsızlık'' serüvenimiz, 23 Nisan'da Samsun tütün iskelesinden Ankara'ya doğru, 630 km adım adım ilerleyerek,19 Mayıs saat 19:19 da Atamızın huzurunda gururla sona ermiştir.

Bir Cumhuriyet kadını olarak, Atamızın izinden giderek bu yolları keşfetmenin ve bir ilke imza atarak, tarihe altın harflerle geçmenin haklı onurunu taşımaktayım. Bu duygu nasıl ifade edilir bilemiyorum ama, şunu söyleyebilirim ki, bu duygu kelimelerle anlatılmaz sadece yaşanır...
Ülkemizdeki bu zorlu süreci, yakın bir tarihte sonlandıracak olmanın kuvvetli inancıyla, 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZIN 104.yılını yürekten kutluyor, ülkemizin kurucusu ulu önderimiz ''GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'' ve silah arkadaşlarını, sonsuz minnetle anıyorum...

#çocuk #23nisan #atatürk #ekonomi #arkadas #süreç #mutluluk #ülkemiz #adım #bayram #sonsuz #özgürlük #bagımsızlık #onur

SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
***
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)