KALPTEN KALBE UZANAN KÖPRÜ...
Aynı gökyüzüne bakan iki çift gözün, farklı yönlerden gelen ama aynı ışıkta birleşen bakışı gibidir kardeş olmak...
Kan bağıyla değil, kalp bağıyla bağlısınızdır.
Birlikte büyümek değildir sadece; birlikte düşmek, birlikte kalkmak, birlikte susmaktır bazen.
Kardeşlik, birinin acısını kendi teninde hissetmektir.
Onun gülüşüyle aydınlanmak, onun suskunluğunda yankılanmaktır. Azına çok olan, yokuna var olandır...
Bir kelimeye gerek kalmadan anlaşmak, bir bakışla sarılmaktır.
Kardeşlik, aynaya bakmak gibidir.
Kendini onda görürsün, onunla yüzleşirsin.
Kimi zaman çatışırsın, kimi zaman sarılırsın.
Ama bilirsin ki, O senin yarının, geçmişin, şimdiye tutunan elindir.
Kardeşlik, birlikte taşınan bir yük, birlikte söylenen bir şarkıdır.
Birlikte ağlamak, birlikte direnmektir...
Ve bazen, birlikte susup sadece var olmaktır.
Çünkü kardeşlik, bir lütuf değil, bir sorumluluktur.
Birbirini korumak, kollamak, büyütmek…
Ve en önemlisi: birbirini özgür bırakmaktır....
Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü sadece kan bağıyla değil, can bağıyla bağlı olduğum kardeşlere sahibim...

Sevtap Kürkçüoğlu
***