22 Eylül 2019 Pazar

DEĞİŞİME HAZIR MISIN ?






İçinden şu soruyu sorabilirsin,şimdi bu da nereden çıktı ? Neden değişmek isteyeyim ki ? Aman canım ben halimden memnunum.Ayrıca kim uğraşacak bu değişim rüzgarıyla ?



Bakıyorum da bu aralar kuaförüne çok sık gitmeye başladın.Sürekli saçının rengini değiştiriyorsun.Evinden memnun değilsin..Yeni kıyafetler almak istiyorsun.Hayırdır yeni arabalara bakıyorsun ...



DEĞİŞMELİSİN, neden mi DEĞİŞMELİSİN ? Çünkü yapmış olduğun her hareket, değişmek istediğinin açık bir göstergesi..O zaman neden bir adım atmayı denemiyorsun ? Bu yaptıkların seni geçici olarak mutlu eder.Sana köklü bir değişim lazım...



DEĞİŞİM SENİNLE BAŞLAR



Önce değişmek istediğine karar vermelisin ! Sonra nasıl bir yol izleyeceğini belirleyip,ilk adımı cesaretle atmalısın diyor bir sosyolog arkadaşım...



Mesela, öncelikle hayatında sana zarar veren ve enerjini emen insanları, yaşam alanından çıkartarak başlayabilirsin.Çünkü bu tip insanlar seni dahada aşağı çekerek, dengenin bozulmasına sebep olurlar.



KORKU ve KAYGILARINDAN kurtulmalısın.Korkular değişimin en büyük engelleri olarak karşımıza çıkıyor.Öz güvenini azaltarak, seni huzursuz ve şüpheci bir kimliğe büründürüyor.



Hepimizin kaygılı dönemleri olmadı mı ? tabiki oldu..Fakat bunların farkına varıp ne kadar çabuk kurtulabilirsek, o kadar hızlı değişmeye ve de dönüşmeye başlarız.



Görüntünü değiştirmek isteyebilirsin. Eeee o zaman değiştir. Sana kim engel oluyor ? El alem ne der diye mi düşünüyorsun ? Hani engelleri ortadan kaldırıyorduk.Kim ne derse desin,bu geminin kaptanı sen değil misin ? KİME NE ...?



Değişmek başta zor gibi görünse de,değişimin sonucunu gördükten sonra ,artık değişimin önüne geçemiyorsun.Çünkü bir kere bunun tadını aldın mı, hayatında seni rahatsız eden her ne varsa, kolaylıkla ve kararlılıkla değiştirmeye başlıyorsun..Kafandaki engelleri kaldırdığın içinde,önündeki tüm yollar, birer birer sana açılmaya başlıyor.



Konumuz DEĞİŞİM olunca,buna çok güzel bir örnek olduğunu düşündüğüm ve severek izlediğim,Demet Akbağ'ın baş rol oynadığı, ''NADİDE HAYAT'' filmi gözümün önünde canlanıyor..Burada anlatılmak istenen şey, tam da DEĞİŞİMİN kendisi...



Filimden alıntı yaptığım ve bir o kadarda çarpıcı bulduğum replikle,HERKESE MUTLU BİR HAYAT DİLİYORUM...😊🙏



“Bu hayat benim. Yarısını başkaları için harcadım.Geriye ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum.Belki kırk yıl, belki bir gün ! Geriye kalan hayatım, ben nasıl istiyorsam öyle geçecek. Ben bu gemiden mutlu ineceğim…”



SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

5 Eylül 2019 Perşembe




YÜZLEŞMEYE HAZIR MISINIZ ?


Çocuk istismarına yönelik hazırlanan raporlara göre, son 8 yılda, çocuk tecavüzleri ve ölümleri, yüzde 900 artmış durumda.Bu süreçte istismara uğrayan ve öldürülen çocuk sayısı 10 binden fazla...



İnsanın kanını donduran o kadar çok vaka var ki,bunları okurken göz yaşlarımı tutamadım ve yüreğim sızladı.Şimdi bu DEHŞET verici olaylardan bazılarını,gaflet uykusuna dalmış olanlar için aktarıyorum...



SAMSUN-VEZİRKÖPRÜ...Ben Ecrin Kurnaz,1,5 yaşındaydım.Yakın akrabam tarafından TECAVÜZE uğradım ve öldürüldüm.Bedenim bir paçavra gibi boş bir alana atıldı.Mahkeme halen devam ediyor...



İSTANBUL-BEYKOZ....Ben Y....Y..... 12 yaşındayım.Geçen hafta 17 yaşında ki C.Y tarafından zorla kaçırıldım.Bir evin odasına hapsedildim. Beni kaçıran şahıs başta olmak üzere,yaşları 19 ila 27 arasında değişen tam 15 arkadaşı tarafından günlerce TECAVÜZE uğradım.Bana tecavüz edenler hala dışarıda dolaşıyor...



KONYA-KARAMAN.....Biz, Yaşları 13 ila 16 yaş arasında değişen ve bir VAKIF yurdunda kalan 10 erkek çocuğuyuz.Öğretmenimiz tarafından, aylarca TECAVÜZE uğradık.Kendisine neden bunu yapıyorsun dediğimiz zaman,"Ben seni Allah ve Resulün rızası için seviyorum.Bu aramızda bir sır, sakın kimseye söyleme''diyordu...



KARS.....Ben Mert, 9 yaşında tanımadığım bir adam tarafından zorla kaçırıldım.TECAVÜZE uğradıktan sonra boğularak öldürüldüm.Cesedim boş bir araziye atıldı.Katilim ifadesinde, "Nasıl yaptım bilmiyorum. Öldürdüm işte. Ben de askerdeyken tecavüze uğramıştım, ne var bunda'' dedi....



ADANA.....Ben Gizem 6 yaşındaydım.Bir gün Adana'da oyun oynamak için sokağa çıktım ve kayboldum.Cesedim 4 gün sonra ormanlık bir arazide, TECAVÜZE uğramış,bıçaklanmış ve yakılmış halde bulundu. Katilim,ablamla evlenmek isteyip reddedilen bir akrabamızdı...



ADALETİN yerlerde süründüğü ülkemizde,Üzülerek görüyoruz ki, mahkemelerde “iyi hal ve saygın tutum indirimi” rutin bir uygulamaya dönüşmüş durumda.Bu durum kamu vicdanını derinden zedelemektedir.



82 milyonluk bir Ülkede, çocuklarımızı gözü dönmüş bunca SAPIKLAR dan ve tehlikelerden koruyamıyorsak eğer,YAZIKLAR OLSUN bizim gibi ülkeye !!! YAZIKLAR OLSUN, KARANLIK ZİHNİYETLİ ŞEREFSİZLERE...!




SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

3 Şubat 2019 Pazar


SAHTE KAHRAMANLAR ! 


Oldukça önemli ve bir o kadar da TRAVMA yaratan bir durumdan, yani bugüne dek bildiğimiz süper kahramanların ve bazı oyuncakların, çocuklara ne denli zarar verdiğinden söz etmek istiyorum.


Bu konuyla ilgili görüşlerini bizlerle paylaşan ,Aile danışmanı ve rehberlik öğretmeni sevgili dostum Duygu Sakarya, Çocuklarımız için oyuncak seçerken, içinde bulunduğu gelişimsel dönemi de göz önünde bulundurarak, dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar olduğunu vurguluyor ve sözlerine şu şekilde devam ediyor; 



''Özellikle, bilişsel ve duygusal gelişimine doğru katkı sağlayacak ürünler tercih edilmelidir. Piyasadaki bir çok oyuncak bebek, tek tip olup hepsi çok ince, uzun bacaklı, sarı saçlı ve renkli gözlü olarak tasarlanmaktadır.. Aynı şey erkek figürler için de geçerlidir. Yani “MÜKEMMEL BEDENLER'' ! ''



''Bu tür bebeklerin, çocuk gelişiminde olumsuz örnek niteliği taşıdığına inanıyorum. O bebeklere özenip onlar gibi olmak istiyorlar. Yeğenim esmer bir kız ve 4 yaşındayken “saçlarım keşke sarı olsaydı” dediğini hatırlıyorum. Önemli olanın dış görünüşümüz olmadığını, farklılıklarımızla güzel olduğumuzu ve bizden her anlamda farklı olana anlayışlı olmayı öğretmeye çalışırken, bu bebekler “KUSURSUZ” görünüşte bir imaj çizmektedirler. Tek TİP güzellik ve standart bir giyim algısı yaratılıyor. Dolayısıyla cinsiyetçi roller de dayatılmış oluyor.'' 



''Çocuklarımız bu bebeklere özeniyor. Onu bir oyuncak gibi değil, gelecekte olmayı hayal ettiği kişi olarak görüyor ! Üstelik yaratıcılığa da olumlu bir katkısı olduğu söylenemez, çünkü roller hazır !!! Fakat çocuğun bebeğine elbise dikmesine izin verirseniz, hem çocuğun yaratıcı gücünü ortaya çıkartmış olursunuz, hem de sorunu biraz da olsa çözüm noktasına taşırsınız ''



''Aileler, çocuğun gerçekle hayal ürünü arasındaki farkı öğrenmesini de sağlamalıdır. Eğer çocuklar bunu ayırt edemezse, günlük yaşamda karşılaştığı bazı deneyim ve duygularla başa çıkmakta zorlanır. Hatta o SÜPER KAHRAMANLARIN yaptıklarını yapmak gibi bir tehlikeye de açık hale gelirler ki, bunların örnekleri ne yazık ki yaşandı ve yaşanmaya devam etmekte.'' 



''Kusursuz figürleri oyuncak olarak çocuklarımıza sunduğumuzda, başarısızlıklar karşısında yaşadıkları hayal kırıklığı da artacak ve mücadele etme özellikleri azalacaktır. Bu nedenle aileler, daha az yapılandırılmış, yaşam becerilerini de destekleyecek oyuncaklara yönelerek, (Lego vb) buradaki dengeyi sağlamış olacaklardır'' diyor sevgili dostum Duygu Sakarya. Bizleri aydınlattığı için, kendisine çok teşekkür ediyorum. 



Ayrıca şunu da eklemek istiyorum, Pedagoji Derneğinin çocuklar üzerinde yapmış olduğu bir araştırma gösteriyor ki, SAHTE KAHRAMANLARI ve MÜKEMMEL formda ki bebekleri rol model alan çocuklar da, ''Öz güven eksikliği'',''Depresyon'',''Anoreksiya Nervoza ve Bulimiya Nervoza''(kusma hastalığı),''Şiddet eğilimi'',' 'Davranış bozukluğu'' gibi, daha bir çok psikolojik rahatsızlığın meydana geldiğini ve bu hastalıkların son zamanlarda hızla artış göstererek yaygınlaştığı gerçeğini de gözler önüne seriyor.



Ne yazık ki, her şeyde sınıfta kaldığımız gibi, bu dersten de geçer not alamadık ! Çocukların, sanal ve de sahte dünya ile olan yakın ilişkilerine mesafe koyup, gerçeklerle yüzleşmelerine imkan verirsek eğer, sanırım o zaman ayağı yere basan sağlıklı bireyler yetiştirebiliriz. Aksi takdirde, bu sahte döngü içinde hepsi birden girdaba kapılarak, yok olup gidecekler...




SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

21 Kasım 2018 Çarşamba

KÜRÜNDEN KABARE …






Dün akşam,beni derinden sarsan ve tüm seyircinin ağlayarak ayakta alkışladığı,tek kişilik bir tiyatro oyunundan, yani KÜRÜNDEN KABARE'den bahsetmek istiyorum...



Oyun,ülkemizde ki bazı kesimlerin ısrarla kabul etmek istemediği,dışladığı,ötekileştirdiği,itip kaktığı,acımasızca eleştirdiği, gerek psikolojik, gerekse fiziksel ŞİDDET uyguladığı bir azınlıktan,yani LGBTİ üyelerinin (LEZBİYEN, GEY, BİSEKSÜEL,TRANSGENDER,İNTERSEKS) drama dönüşmüş hayatlarından bahsediyor...



Hepimizi kah hıçkırıklara boğup ağlatan,kah kahkahalarla güldüren ve hepsinden önemlisi,böyle bir konunun önemini vurgulayıp FARKINDALIK yaratan,değerli oyun yazarı ve oyuncu SEYHAN ARMAN'a sonsuz teşekkürler ediyoruz.


SEYHAN ARMAN KİMDİR ? 


Seyhan Arman, Türk tiyatro, sinema, dizi oyuncusu ve drag queen,yani bir TRANSSEKSÜEL dir. Aynı zamanda bir insan hakları aktivistidir.1994 yılında tiyatro ile oyunculuğa başlamış, Dilruba Saatçi'den oyunculuk eğitimi almış ve Engin Alkan'ın oyunculuk workshop'ına katılmıştır. But Kısa Film Yarışması'nda jüri üyeliği yapmış ve ayrıca bir çok dalda çeşitli ödülleri bulunmaktadır...


Herkesin bu oyunu mutlaka izlemesi gerektiğini düşünüyor ve LGBTİ azınlığa yapılan her türlü ayırımcılığı şiddetle kınıyorum …



SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU 

(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

21 Ağustos 2018 Salı

HER GÜNÜNÜZÜN ''BAYRAM'' TADINDA GEÇMESİ DİLEĞİYLE,MUTLU BAYRAMLAR …








SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(Her hakkı saklıdır)