5 Mart 2025 Çarşamba

 YÜZEYSEL YAŞANAN, SIĞ HAYATLAR...



Standartlarda sıkışıp kalmış, standartların dışında olmak için, aslında içten içe bir çok şey vermeye hazır olan, ama buna cesaret edecek özgüvene sahip olamayan bir insan türüdür sığ insanlar. Cesaret gösterip standartların dışına çıkanları da, ağır eleştirerek ayıplayan ve gizliden gizliye kıskanan tiplerdir.

Oscar Wilde'ın şu sözü, aslında tamda bu model insanlara biçilmiş bir kaftan gibi, ''Her şeyin fiyatını bilirler, ama hiç bir şeyin gerçek değerini bilemezler". Özü, sözü, davranışı birbirine uymayan insan modeli olarak tanımlanıyor. Böyle insanlar var mı ? diye soracak olursanız, çevrenize bir bakın derim.

Bu tip insanların hayatlarında hiç bir derinlik yoktur. Kendileriyle sürekli kavga içindedirler. Fiziksel görünümlerinden tutun da, hayatlarında ki bir çok şeyden memnun olmazlar. Onlarla sadece havadan sudan ve bilindik rutin konulardan konuşabilirsiniz. Müzik, Siyaset, Sanat, Felsefe gibi farklı alanlara ilgileri olmadığı için, bu durum bir süre sonra sizi fena halde mutsuz edebilir.

Oysa ki güzel olan her şey derinlerde gizlidir. Mesela eşsiz bir inci tanesi, ancak derin sularda bir istiridyenin içinde saklıdır. Hayata dair derinlik kazanmayan her ne varsa, yok olmaya mahkumdur ! Ben, bu yapıda ki insanları, denizin yüzeyinde gezinen ve artıklarla beslenen böceklere benzetirim. Hiç bir zaman derinlere inemedikleri için, o muhteşem güzelliğin sırlarını da çözemezler.

Hayatımızın her döneminde, bu tip insanlara rastlamak mümkün. Fakat özellikle şu son yıllarda, bu türlerin hızla arttığını görmekteyiz. Sanki çamurlu bir bezin ucundan tutar gibi, aman akmasın kokmasın, bana bulaşmasın edasıyla hareket ederler.

Böyle bir hayat oldukça zor olsa gerek. Çünkü hep rol yapmak zorundalar ! Sahte gülüşler, sahte sevgiler, laf olsun diye söylenen saçma sapan sözler. Yüzeysel insanların mutluluğu da, bu davranışlarından ötürü ne yazık ki hep sekteye uğruyor.

Herkese, derin ve gerçek sevgilerin yaşandığı güzel bir hayat diliyorum...

Sevtap Kürkçüoğlu
***

28 Şubat 2025 Cuma

 ASKIDA KALANLAR..!




ADALET...askıda

MERHAMET...askıda

VİCDAN...askıda

NEZAKET...askıda

GÜVEN...askıda

SEVGİ...askıda

İNSAF...askıda

GÖRGÜ...askıda

ÜSLUP...askıda

SAYGI...askıda

HUZUR...askıda

MUTLULUK...askıda

İNSANLIK...askıda

Yüksek gerilim hattına takılı kalmış yırtık don gibi, bir sağa bir sola savrulup duruyoruz ASKIDA...

Sevtap Kürkçüoğlu
***

25 Şubat 2025 Salı

 BİR BEN VAR...




Neden kendimize tüm gerçekleri itiraf edemiyoruz ? Neden içimizde ki esas beni bulmaya çalışmıyoruz ? Neden ve kimden saklıyoruz duygularımızı ? İçimizde ki derin yaralar, hangi sebeplerden ötürü açılıyor ? Yoksa kendimizi tanımıyor muyuz ?

Bırakın başkalarına söylemeyi, henüz kendimizle yüzleşip söyleyemediğimiz, o kadar çok şey var ki...

Bazı insanlar hayatı boyunca aldığı darbelere, içinde açılan yaralara, serzenişlerine ve yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen, bir oyuncu gibi rol yaparak, dışarıya hep iyi bir tablo çizmeye çalışır. Bu sarf ettiği enerji, kendi dünyasına çekildiği zaman, yıkıcı bir şekilde ortaya çıkar. Çünkü kendisiyle artık baş başadır ve etrafında rol yapacağı hiç kimse yoktur. Artık yüzleşme zamanıdır. Aynaya bakar, aynadaki aksine bakar, fakat kendisinden hızlıca uzaklaşır. Çünkü kendisine bile artık yabancıdır...

Ne yazık ki şunu hep es geçiyoruz, bizler yetiştirilmiş profesyonel oyuncular değiliz ! O yüzden, rol yapmak zorunda da değiliz. Ayrıca bu saçma elbiseleri, kim biçerek üzerimize giydiriyor. Bizler, etten kemikten yaratılmış, farklı özelliklere sahip insanlarız.

Duygularımız olmazsa, biz neyiz ? Hiçbir şeyiz. Burada önemli olan, kendimizi tanımak ve kendimize güvenmek. Yaptığımız yanlışlar için kendimize kızacağımıza, hatalarımızı kabul edip, yeniden denemek için kendimize fırsatlar yaratmalıyız.

Yunus Emre'nin çok sevdiğim şu sözü, tam olarak ne demek istediğimi özetliyor aslında. ''Beni bende demem, çünkü ben bende değilim. Bir ben vardır bende, benden içeri''

İlk önce kendini tanı. Ne olduğunu bil, bil ki kendi suretine ve varlığına yabancılaşma. Seni senden başka hiç kimse bilemez. İçinde ne fırtınalar koptuğunu, hangi gemilerin battığını ve çağlayanların nasıl aktığını. Özetle, kendinle barış ve MERHABA de.

Sağlıklı bir aklın göstergesi, iç dünyamıza yaptığımız yolculuk ve kendimiz olmaktan geçiyor. Herkesin sana biçtiği ''SENİ' değil, senin içinde keşfettiğin ''SENİ'' yaşaman dileği ile...

Sevtap Kürkçüoğlu
***

22 Şubat 2025 Cumartesi

 RUHUNU MÜZİĞİN RİTMİNE BIRAK...





Müziksiz bir hayat düşünemiyorum ! Eminim sizlerde bu düşünceme katılıyorsunuzdur.

Hepimizin farklı müzik tercihleri var. Kiminin Arabesk kıvamında ! Kiminin Sanat Müziği tadında ! Kiminin coşkulu bir Roman Havasında ! Kiminin ise huzur bulduğu Klasik Müzik ayarında...

Müzik, insanın doğaya eklediği uyumlu seslerden oluşuyor. Ses, bir doğa olayı. Müzik, bu doğal ve etkin olaydan, bilinçli bir çalışma ve emek ile, bir sanat eseri yaratmak, sesi bilimsel ve estetik bir temele oturtuyor. Bütün müzik türleri için ana öğeler ritim, ton, dinamik ve sonrasında ses rengi olarak karşımıza çıkıyor.

Ne müzikler var hislerimize tercüman olan ve her ne yaşıyorsak, şarkılarla bizi uzak diyarlara götürüp bir şeyler anlatmaya çalışan...

Müzik, dünya genelinde insanlar arasında ortak bir dil gibi işlev gören güçlü bir araç. Farklı kültürlerde ve dillerde yetişen insanlar bile, müziği anlayabiliyor ve ondan etkileniyorlar. Ritimler, melodiler ve sözler duyguları ifade etmek ve iletişim kurmak için muhteşem bir yol.Bu evrensel dil, insanların birbirleriyle bağlantı kurmasına ve ortak bir duygusal deneyim yaşamasına olanak tanıyor.

Müzik aynı zamanda asırlardır ruh sağlığını iyileştirmeyi hedefleyen bir tedavi yöntemi olmuştur. Bu terapi, müzik dinleme, enstrüman çalma veya şarkı söyleme gibi müzik etkinliklerini içeriyor. Müzik terapisi, depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu, otizm ve diğer ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele ederken de güçlü bir etkiye sahip. Müzik, duygusal ifadeyi teşvik edip, stresi azaltıyor ve ruh halini düzenliyor.

O zaman, hayat şarkınızın ve ritminizin mutluluk tadında olmasını temenni ederek, değerli sanatçımız Sezen Aksu'nun her zaman keyifle dinlediğim, "Biliyorsun" şarkısının sözleriyle yazımı tamamlamak istiyorum...

BİLİYORSUN

Hayat bazen öyle insafsız ki,
Küçük bir boşluğundan yakalar...

Hissettirmez en zayıf anında
Seni ta yüreğinden yaralar...

Ellerin, kolların bağlansa da
Başında kasırgalar kopsa da...

Sen tüm gücünle karşı koysan da
Seni acımasız sevdaya salar...

Sevtap Kürkçüoğlu
***