15 Mart 2020 Pazar

SANATIN GÜCÜ...









Geçen gün, ART ANKARA'da gerçekleştirilen 6.ÇAĞDAŞ SANAT FUARI'nı ziyaret ettim.Size duygularımı ifade etmem gerekirse eğer,ancak kısaca şunu söyleyebilirim, ''BÜYÜLENDİMMM''...Adeta rüyada gibiydim veya bulutların üzerinde dans ediyordum.Bununla ilgili size binlerce şey anlatabilirim.Sanatın ne kadar güçlü bir iletişim aracı olduğunu,duyguların ancak bu kadar güzel ifade edilebildiğini, bir kez daha bu fuarda görmüş oldum.Sözü daha fazla uzatmadan sizi, eserlerini hayranlıkla izlediğim ve beni derinden etkileyen,üçü de kendi alanlarında başarıyı yakalamış, SANATA elleri ve yürekleriyle şekil veren, SANATCI üç güzel hanımla tanıştırmak istiyorum... 





ESMA KUDAR ...








01.12.1988 Merzifon doğumlu.2012 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi,Buca Eğitim Fakültesi, Resim-İş Öğretmenliği bölümünden dereceyle mezun olmuştur.Çok sayıda sergiye katılmış, resim yarışmalarında jüri üyeliği yapmıştır.Bir çok sergi organizasyonun yanı sıra, SANAT festivallerinde küratör ve organizatör olarak görev almıştır.Gazete ve dergilere şiir ve deneme yazıları yazmış,2007 ve 2014 yıllarında çıkardığı iki adet şiir kitabı bulunmaktadır.2012 yılından beri farklı yaş guruplarından bir çok kişiye kara kalem, yağlı boya ,sulu boya,guaj boya ve resim sanat eğitimleri vermektedir.2015 yılından beri kendi atölyesinde özel resim çalışmaları yapmakta ve sanat etkinlikleri düzenlemektedir.2017 yılından beri Azerbaycan Ressamlar İttifakı H.Z Tağıyev Halk Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin Türkiye Balıkesir kordinatörlüğünü yapmaktadır.





Esma Kudar diyor ki, ''Maya sembolleriyle başladığım çalışmalarıma,zamanla ŞAMAN ve VİKİNG sembolleri de eklendi. Özellikle Viking mitolojisi ve kültüründe,hayata bakışımla ilgili benzerlikler,benim o sembollerde kendimi bulmama neden oldu.Aslında sembollerin geçmiş ve gelecek hakkında bir köprü olduğuna inanıyorum.Çalışmalarımda izleyiciye, sembollerin bir aracısı belki bir elçi gibi, hem onları tanıtmak,hem de sembollerdeki gizli mesajlarla yeni pencereler açmayı amaçlıyorum'' 









MONA MUZO ( MUZAFFER ŞAĞBAN BEKTAŞ) ...








1971 İzmir doğumlu.1997 yılı Buca Eğitim Fakültesi Resim-iş Eğitimi Bölümü Resim Ana Sanat Dalı mezunu.1998 -2001 tarihleri arasında kurduğu işletmede grafik,ofset, duvar resmi ile ticari faaliyet gösterdi.Özel yetenek sınavlarına hazırlık kursları ve hobi resim kursları verdi.2001 yılında Milli Eğitim'e geçiş yaptı.Halen, İzmir'de Görsel Sanatlar Öğretmenliği yapmakta ve kendi çalışmalarına da özel atölyesinde sürdürmekte.



Değerli sanatçımız Mona, AL AĞAÇLAR,ZEYTİN AĞACININ GÖZÜNDEN,''YAŞAM VE ÖLÜM'' isimli çalışmasında,özellikle KADINA yönelik ŞİDDET'i işlediğini vurgulamaktadır.











SEVGİ KARAY ...









Atölye20 Buluşma Noktası'nın da kurucularından olan Sevgi Karay 1965 yılında Almanya'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana'da tamamladı ve sonra 1986-1991 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi-Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümünde okudu.İlk kişisel sergisini 1993 yılında Artisan Sanat Galerisinde açtı.1999 ve 2001 yılları arasında ,Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi, Sahne Görüntü ve Tiyatro bölümünde malzeme dersleri verdi.1992'de eşi Hayri Karay ile beraber, Karay Dekorasyon adıyla atölyelerini kurdular.Burada hem heykel çalışmalarına hem de kendi tasarladığı dekoratif objelerin ve mimari dekorasyon elemanlarının üretimine devam etmektedir.Ayrıca 2016 yılından beri Atölye20 de heykel eğitimleri vermektedir.




Sevgi hanım, ''KADININ olduğu her yer çiçek açar'' diyor...












SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU 
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır) 

Fotoğraflar: SELDA KÜRKÇÜOĞLU (Her hakkı saklıdır) 

7 Mart 2020 Cumartesi

KADINA DAİR...


TÜM KADINLARIN,''DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ'' KUTLU OLSUN ... 








SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU 
*****


18 Ocak 2020 Cumartesi

KİJOLOKİSP NOYSALÜPİNMA..?






Ahad ikecön mıralızay ad ırara nçirıdısam rötalüpinamm niçi urudğam rıtarayay ! Aprano imgrsg njhuy ömkjhyutfrt, dfcfrettyhhh mkjhuytgtr,ömnkjhgytfreddcvggy.....


Yazımın başlığından ve yukarıda ki cümleden hiç bir şey anlamadınız dimi,çok normal.Çünkü bu kadar karışık bir şeyi kim çözmek ister ki ? İşte birilerinin de yapmak istediği tam olarak bu.Türlü tekniklerle insanların kafasını karıştırarak, düşünmemelerini sağlamak. Yani ''PSİKOLOJİK MANİPÜLASYON'' uygulamak...


Bu konuyla ilgili, İLETİŞİM uzmanı olan değerli bir dostumdan müthiş tüyolar aldım.Kendisi halen Amerika'da bu iş üzerine araştırmalar yapıp, konferanslar vermektedir.


PSİKOLOJİK MANİPÜLASYON (YÖNLENDİRME) NEDİR ?


''Psikolojik manipülasyon'', kişinin bir başkasının yararı için kullanılmasıdır. Manipülatör kasıtlı olarak bir dengesizlik yaratır ve mağduru kendi isteklerini gerçekleştirmek için kullanır.


İletişim uzmanımız diyor ki; Bu tür yönlendirmelerden korunmak için, şu hususlara lütfen dikkat edin ! Her şeyden önemlisi Temel İnsani Haklarınızı bilin ve ona göre hareket edin...


Psikolojik olarak, MANİPÜLATİF (Baskıcı) biriyle uğraşırken en önemli rehber, haklarınızı tanımak ve haklarınızın ihlal edildiğini anlamaktır. Başkalarına zarar vermediğiniz sürece haklarınızı savunma hakkına sahipsiniz. Öte yandan, başkalarına zarar verirseniz, bu haklarınızı kaybedebilirsiniz. Şimdi gelelim en temel insani haklarınız nelerdir, onlara bir göz atalım.


*Saygıyla muamele görme hakkına sahipsiniz.
*Duygu, istek ve görüşlerinizi ifade etme hakkına sahipsiniz.
*Önceliklerinizi belirleme hakkına sahipsiniz.
*Suçluluk hissetmeden ''HAYIR'' deme hakkına sahipsiniz.
*Ödediğinizin karşılığını alma hakkına sahipsiniz.
*Diğerlerinden farklı düşünme hakkına sahipsiniz.
*Fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak kendinizi koruma
hakkına sahipsiniz.
*Mutlu ve sağlıklı bir hayat kurma hakkına sahipsiniz.


Bu temel haklar sizin sınırlarınız dır. Tabi ki toplumda bu haklara saygı göstermeyen pek çok insan var. Özellikle de manipülatörler sizi kontrol altına almak ve kullanmak için bu haklarınızdan mahrum etmek isterler. Ancak hayatınızın, manipülatörün elinde değil, sizin ellerinizde olduğunu ilan etme gücüne sahipsiniz.


MESAFENİZİ KORUYUN !


Bir manipülatörü fark etmenin yolu, onun farklı insanların önünde ve farklı durumlarda farklı yüzleri ile hareket edip etmediğini görmektir. Hepimiz bu türden bir toplumsal farklılaşma derecesine sahipken, bazı psikolojik manipülatörler bu alışkanlıkları aşırıya taşıyarak, birine son derece kibar davranıp bir başkasına tamamen kaba olma eğiliminde ya da bir an tamamen çaresiz ve daha sonra şiddetle agresif olabiliyorlar. Bir kişiden düzenli olarak bu tür davranışları gözlemlediğinizde, onunla aranıza mesafe koyun ve kesinlikle zorunda olmadığınız sürece o kişiyle etkileşimden kaçının. Daha önce ortaya koyulduğu gibi, kronik psikolojik manipülasyonun nedenleri karmaşık ve derindir. Manipülatörü değiştirmek veya kurtarmak sizin göreviniz değildir.


KENDİNİZİ SUÇLAMAK DAN KAÇININ !

Manipülatörün gündemi zayıf yönlerinizi aramak ve bunları kullanmak olduğundan, yetersiz hissetmeniz veya manipülatörü tatmin etmediğiniz için kendinizi suçlamanız anlaşılabilir bir durumdur. Bu durumlarda, sorunun sizde olmadığını hatırlamak önemlidir; kendinizi kötü hissetmek ve böylece gücünüzden ve haklarınızdan vazgeçmeniz için manipüle ediliyorsunuz. Manipülatörle olan ilişkinizi sorgulayın ve kendinize şu soruları sorun:


*Bu kişinin benden beklentileri ve istekleri kabul edilebilir mi ?
*ilişki karşılıklı vericiliğe mi dayanıyor, yoksa verici olan
sadece ben miyim ?
*İçten bir saygıyla mı muamele görüyorum ?
*En önemlisi, bu ilişkide kendimi iyi hissediyor muyum ?

Bu sorulara vereceğiniz cevaplar problemin sizde mi yoksa muhatabınızda mı olduğunu ortaya koyacaktır.


SORULAR SORARAK, MANİPÜLATÖRE ODAKLANIN !


Kaçınılmaz olarak, psikolojik manipülatörler sizden bazı isteklerde bulunacaklar. Bu “teklifler” sıklıkla onların isteklerini gerçekleştirmek için sizi kendi alışkanlıklarınızın dışına çıkaracaktır. Mantıksız bir talep duyduğunuzda, istediği şeyin insafsızlığının farkında olup olmadığını anlamak için manipülatöre bazı sorular sorarak, ona odaklanmak bazen yararlıdır.Örnek vermek gerekirse eğer,


*Bana soruyor musun, yoksa emir mi veriyorsun?
*Benden istediğin şey adil mi?
*Benim bu konuda söz hakkım var mı?
*Bu sana mantıklı geliyor mu?
*Benim bundan çıkarım ne olacak?
*Gerçekten bunu yapmamı mı bekliyorsun?


Bu tür sorular sorduğunuzda, yaptıklarının gerçek doğasını görmesi için manipülatöre bir ayna tutmuş olursunuz. Manipülatör bir ölçüde kendinin farkındaysa, muhtemelen talebinden vazgeçip geri çekilecektir.


Ülkemizde bunun örnekleri oldukça fazla.Mesela yakın zamanda yaşadığımız bir olay,öğrenci yemeklerine zam yapılmak istendi, fakat halktan ve öğrencilerden gelen yoğun tepkiler üzerine, bu işten hemen vazgeçildi.Tıpkı şu anda KANAL İSTANBUL'a % 80 insanın HAYIR dediği gibi ...


ZAMANI LEHİNİZE KULLANIN !


Mantıksız isteklere ilaveten, manipülatör sıklıkla, durumunuz üzerindeki baskısını ve kontrolünü en üst düzeye çıkarmak için sizden acil bir cevap bekleyecektir. (Pazarlamacılar buna satışı tamamlamak derler.) Böyle anlarda, manipülatörün talebine hemen cevap vermek yerine, zaman avantajınızdan yararlanmayı ve kendinizi onun etkisinden uzak tutmayı düşünün. “Bunu düşüneceğim.” diyerek kontrolü ele alabilirsiniz.


KESİNLİKLE ''HAYIR'' DEMEYİ BİLİN !


Diplomatik ve kesinkes “hayır” diyebilmek, iletişim sanatını uygulamaktır. Etkili bir şekilde uygulandığında, bir yandan üzerinde çalışılabilir bir ilişki fırsatı diğer yandan ayaklarınızı sağlam basma şansı sunar. Temel insan haklarınızın kendi önceliklerini belirleme, suçsuz hissetmeden “HAYIR” deme hakkı ve kendi mutlu ve sağlıklı hayatınızı seçme hakkı olduğunu unutmayın.


BEDEL ÖDETİN !


Bir manipülatör sınırlarınızı ihlal etme ve “hayır”ı cevap olarak kabul etmeme konusunda ısrarcı olursa, ona bedel ödetin.
Bedelleri tanımlama ve ödetme kabiliyeti, zor bir insana haddini bildirmenin en etkili yollarından biridir. Etkili uygulandığında bedel ödetmek manipülatif kişiyi durdurur ve onu sınır ihlalinden saygıya geçmeye zorlar.


ZORBALARLA YÜZLEŞİN !


Manipülatörler bir başkasını tehdit ettiğinde ya da bir başkasına zarar verdiğinde, aynı zamanda zorba da sayılırlar.
ZORBALAR hakkında akılda tutulması gereken en önemli şey, zayıf olarak algıladıkları kişileri seçtikleridir; yani pasif ve uyumlu kaldıkça kendinizi bir hedef haline getirirsiniz. Ama pek çok zorba içten içe korkaktır,bunu sakın aklınızdan çıkartmayın ! Hedeflerindeki kişi, dik durmaya başladığında ve haklarını savunduğunda,ZORBALAR genellikle geri çekilirler. Bu hem okulda, hem evde, hem işte,hemde yönetim kadrolarında bulunan baskıcı kişiler için geçerlidir.


Yapılan tüm araştırmalar gösteriyor ki,ZORBALARIN kendilerinin de ŞİDDET mağduru oldukları gerçeğidir. Bu, zorbalık davranışını, hiçbir şekilde affettirmez. Unutmayalım ki, bu tip insanları durduracak ve HAYIR cevabını verecek olan sizsiniz ...


SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

30 Aralık 2019 Pazartesi

MUTLU YILLAR ...









Gelecek tüm yıllarınızın, bir önceki yıldan daha MUTLU, daha HUZURLU ve daha UMUTLU olmasını temenni ediyor, başınızdan AKLINIZIN, bedeninizden SAĞLIĞINIZIN, cebinizden PARANIZIN, yüreğinizden SEVGİNİZİN hiç bir zaman eksilmemesini diliyorum. NİCE MUTLU YILLARAAA .....



SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır) 

25 Kasım 2019 Pazartesi


ÇEK ELİNİ ÜSTÜMDEN ! 





Benim ÖZGÜRLÜK alanlarımı daraltıp,olur olmaz şeylerle yaftalayarak,beni itip kakmana,hırpalamana,LİNÇ etmene,ÖLDÜRMENE ve TECAVÜZÜ kendine hak görmene ,hangi KARANLIK ZİHNİYETLİ sapıklar geçit veriyor ? 


YOBAZ ve CAHİL beyninle yaptığın bu VAHŞETE, toplum SESSİZ kalmaya ve TEPKİ göstermemeye devam ettiği müddetçe, ya biz KADINLARIN nesli bu ipsizler yüzünden hızla tükenecek, ya da ülkemiz gaflet uykusundan bir an önce UYANIP, farklı bir boyuta geçecek ...!   



SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)