23 Nisan 2022 Cumartesi

 SEN MUTLU OL ÇOCUK !






Bu sene, 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI' nın 102. yılını kutluyoruz. Bu kadar önemli ve de anlamlı bir günde, hem içinde bulunduğumuz kötü giden ekonomik şartlar, hem de psikolojik açıdan yaşamış olduğumuz depresif durumlar, ne yazık ki milletimizi bir bilinmeze doğru sürüklüyor...

Fakat şartlar ne olursa olsun, bu yaşananlar hiç birimizin enerjisini düşürmesin ve çocuklarımızın heyecanını kursaklarında bırakmasın. Çünkü bu mutluluğu yaşamamıza hiçbir güç engel olamaz, ne şimdi ne de sonra...

Nazım Hikmet'inde söylediği gibi, ''Güzel günler göreceğiz çocuklar'', hatta daha da coşkulu ve daha da mutlu. Unutmayalım ki, biz istersek her şey mümkün hale gelir. Şu andaki tek hedefimiz bu karanlık günleri hep birlikte sağlıkla aşarak, gelecek aydınlık günlerimize bir an önce kavuşmak olacaktır.

23 Nisan tarihinden duyduğum mutluluk, benim için çok şey ifade etmektedir. ! Çünkü 3 sene önce bir ilke imza atarak,5 kişiden oluşan ekip arkadaşlarımızla birlikte,19 Mayıs 1919 un 100.yıl dönümü kapsamında organize edilmiş olan, zorlu bir mücadeleyi zaferle tamamlanış olmanın, mutluluğunu yaşamaktayız.

''Kurtuluştan Kuruluşa Tam Bağımsızlık'' serüvenimiz, 23 Nisan'da Samsun tütün iskelesinden Ankara'ya doğru, tam 517 km devam ederek,19 Mayıs saat 19:19 da Atamızın huzurunda gururla sona ermiştir.

Bir Cumhuriyet kadını olarak, Atamızın izinden giderek bu yolları keşfetmenin ve bir ilke imza atarak tarihe geçmenin onurunu taşımaktayım. Bu duygu nasıl ifade edilir bilemiyorum ama, şunu söyleyebilirim ki, bu duygu anlatılmaz sadece yaşanır...

Her anlamda hissettiğimiz bu zorlu sürecin, en kısa zamanda aydınlığa kavuşacağının kuvvetli inancı içinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın, 102.yılını yürekten kutluyor, ülkemizin kurucusu ulu önderimiz, ''GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'' ve silah arkadaşlarını sonsuz şükran ve minnetle anıyorum...




SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

19 Temmuz 2021 Pazartesi




Güneşin her gün inatla doğduğunu hatırlayarak, umudunuzun hiç bir zaman sönmemesini diliyor ve BAYRAMINIZI yürekten kutluyorum...




SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)






8 Temmuz 2021 Perşembe

 NASILSIN, SÖYLER MİSİN ?




Hepimize ''NASILSIN'' diye sorulduğu vakit, ''İyiyim'' veya ''Kötüyüm'' kelimelerinin haricinde, ruh halimizi bir şeylere benzettiğimiz çok ilginç durumlar ortaya çıkıyor. Tıpkı rahmetli sanatçı, Barış Manço'nun da şarkısında dile getirdiği gibi, ''Bugün kendimi ''Hıyar'' gibi hissediyorum'' WWW.guzelankaram.com


Buradan yola çıkarak, şimdiye dek sorduğum ''NASILSIN'' sorusunun karşılığında, insanlardan aldığım yaratıcı ve bir o kadarda komik bulduğum cevaplardan bazılarını, sizlerle paylaşmak istiyorum...

-Sıcaktan hararet yapmış, önden çekişli araba gibiyim...

-Kapının arasına sıkışmış, mor ve acılı bir parmak gibiyim...

-Tost makinasına atılmış zeytinli ekmek gibiyim, sıcak ve ezik...

-Kaçmaya çalışan, fakat korkudan köşeye sinmiş fare gibiyim...

-Terden ıslanmış, vücuda yapışan eski bir penye gibiyim...

-Çaya batırılan gofret gibiyim, erimiş ve düşmeye hazır...

-Ters dönmüş hamam böceği gibiyim, sürekli debelenen...

-Karaya vurmuş balık gibiyim, çaresiz ve susuz...

-Hızla akan bir çağlayan gibiyim, mutlu ve yerinde duramayan...

-Gözüne araba farı tutulmuş kirpi gibiyim, şaşkın ve sinirli...

-Süpermen gibiyim ! Her yere uçmak istiyorum, heyecan dolu...

-Zifti yeni dökülmüş sıcak bir asfalt gibiyim ! Harç arabaları üzerimde geziniyor...

-Ağacın tepesine tırmanmak isteyen maymun gibiyim, sevinçten hangi dala zıplayacağımı bilemiyorum...

-Yağmurda ıslanmış bir köpeğin, tüylerinden atmak istediği su tanecikleri gibiyim. Değersiz ve de itilmiş hissediyorum...

-Yıkanmayı bekleyen çamurlu bir bez gibiyim, sabırsız ve çok gerginim...

-Kendi kalesine gol atan dalgın bir futbolcu gibiyim. Ne yaptığını bilmeden sağa sola savrulan...

-Sahnede söyleyeceği şarkının sözlerini unutan ve seyirciler tarafından yuhalanan deneyimsiz bir şarkıcı gibiyim. Şaşkın ve de mahcup...

-Tarlada açmış kırmızı gelincikler gibiyim. Canlı, hassas, dikkat çekici...

-Sırtına semer vurulmuş eşek gibiyim. Kullanılıp her şeye sürülen...

-Yeni alınmış bir elbise gibiyim, giyileceği günü sabırsızlıkla bekleyen, heyecanlı ve neşeli...

-Resim çekmek için bir tavşanı bulan ve kameraya bakarak gülümsemesini bekleyen bir fotoğrafçı gibiyim. Sabırlı ve tuhaf...

Bizim nasıl olduğumuz belli de esas ''SEN NASILSIN TÜRKİYE'' ?


SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

20 Haziran 2021 Pazar

 

Yüreğinde insani güzel duygular barındıran ve hayatta olan olmayan tüm babalarımızın bu özel gününü yürekten kutluyor, saçılan tohumların bir VİRÜSE değil, gerçek bir İNSANA dönüşmesini temenni ederek, umut dolu yarınlar diliyorum...




SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

24 Mayıs 2021 Pazartesi

 Acep sesimizi duyan olur mu ? Bakalım eski dönemlerde insanlar, sesini büyük kitlelere nasıl duyurmayı başarmışlar ? www.guzelankaram.com




POTKAL...


Şimdi POTKAL da ne demek diyeceksiniz ? Bel ki bazıları bu kelimenin ne anlama geldiğini biliyordur. Fakat ben yine de bilmeyenler için geçmişe ait olan POTKALI anlatmak istiyorum.


Dilimize İtalyancadan çeçmiş olup, Türkçe karşılığı şişede ki mesaj anlamına gelmektedir. Çok eski yıllarda, açıklarda kazaya uğrayan bir geminin durumunu ya da denizde yer alan başka bir olayı karadakilere aktarmak üzere, o anı anlatan bir not yazılarak şişenin içine konulup ağzı mühürlenmek suretiyle denize bırakılan bir mesaj yöntemidir.


Ne kadar ilginç ve de akıllıca tasarlanmış bir haberleşme yolu, sizce de öyle değil mi ? Teknolojinin neredeyse sıfır olduğu bir çağda, hızlı olmasa bile son derece zekice. Şu an teknolojinin her türlüsünü fazlasıyla kullanmaktayız. Hatta bizleri aptal yerine koyup, kendi çok şey bilen akıllı telefonları dahi !


İçinde bulunduğumuz karmaşık durumu her gün haykırıyoruz olmuyor ! Televizyondan sesleniyoruz olmuyor ! Sosyal medya aracılığı ile her anı yazıyor çiziyoruz olmuyor ! Gazeteler de anlatmaya çalışıyoruz olmuyor ! Sokaklarda avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz ne yazık ki olmuyor ! Belli bir kesim üç maymunu oynamaya ısrarla devam ediyor !


Birçok iletişim kanalları olduğu halde, mademki bazıları mesaj almıyor, o zaman bizde derdimizi ummana döküp potkal kullanırız ! Bel ki sesimizi bir duyan olur.


Ben kendi adıma bir POTKAL hazırlayıp açık denizlere doğru atıyorum. Artık gerisini siz düşünün ! Haydi herkese rastgele...


SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)