23 Ocak 2017 Pazartesi

BİR ''VARMIŞ'', BİR ''YOKMUŞ'' GİBİ ...!






Denizin ortasında kalıp, kıyıya ulaşamamak gibi ! Bataklıkta çırpınıp, batmak veya batmamak gibi ! Yani, yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal misali !
*
Geçen gün,bir kurumda SOSYOLOG olarak görev yapan arkadaşımla sohbet ederken, son zamanlarda ortaya çıkmış olan, garip bir ilişki türünden bahsetti. ''Arkadaşlığın bir üstü, sevgililiğin bir altı'' Bu tarz yaşanan beraberliklerin, kadınları nasıl çıkmaza sürüklediğini dile getirdi. Bende onun görüşlerinden yararlanarak, bu konuya özellikle deyinmek istedim.
*
Sıkıntılı ve zor bir ilişki modeli olduğunu, öncelikle belirtmek gerekir.Genellikle, KÜLTÜRLÜ,ZEKİ ama İLİŞKİ konularında, BAŞARISIZ olan erkeklerin tercih ettiği bir ilişki türü. Bunun sebebi ise,ilişkilerinde başarı sağlayamadığı için, işi bitirememesi veya ilişkiyi bir üst seviyeye taşıyamamasından kaynaklanmaktadır.
*
Bu durum KADINI oldukça yıpratan, SEVGİ ile NEFRET duygusu arasındaki o ince çizgiye getiren,karmaşık ve de sancılı bir sürece sokmaktadır. Çünkü İlişkiler ya VARDIR ya da YOKTUR. İkisi arasında gidip gelmeler, varmış da yokmuş gibi veya yokmuş da varmış gibi bir tutum sergilemek, istikrarlı insanların yapacağı bir iş olmadığı gibi, taraflardan birinin de, RUH HALİNİN ciddi anlamda bozulmasına sebep olmaktadır.
*
ARKADAŞ olmadığınızı bilirsiniz, ama SEVGİLİ de değilsinizdir ! Ara sıra görüşürsünüz.Her istediğinizde arayamazsınız. Her istediğinizde yazamazsınız.Görüşmeniz için mutlaka bir bahane olup,aradan belli bir zamanın da geçmesi gerekmektedir.Uzun bir aradan sonra görüştüğünüzde ise, ÖZLEDİM diye boynuna sarılıp doyasıya öpemezsiniz. Sadece arkadaşça yanağınızdan öper ve bir merhaba der, ardından belinize sarılıp canım der. Ne onu kıskanabilirsiniz, ne de adam sende diyebilirsiniz.Her an kavuşacakmış, ama hiç bir zaman kavuşamayacakmış gibi ...
*
Yani ARKADAŞ desen, arkadaş değil, SEVGİLİ desen, sevgili değil ! Kısaca hem kafa karıştırıcı, hemde çok YORUCU bir ilişki türü...
*
Ayrıca bu durumun şöyle de bir özelliği vardır. Bu iki insan dışındaki hiç kimse, böyle bir durum olduğunun farkında bile değildir. Çünkü en azından taraflardan biri, bu durumu gizlemek için, çok ciddi çaba göstermektedir.
*
Uzun lafın kısası, ömür tüketen bir durumdur. Bu ilişkiyi devam ettiren kişi,kendi kaypaklığının da farkında olan kişidir. Güya karşı tarafı üzmek istememektedir. Fakat yaptığı istikrarsız tavırlarla, karşısında ki insanı nasıl bir ARAFIN içine soktuğunun da farkında değildir ...
*
Herkese, SAĞLIKLI, İSTİKRARLI, MUTLU ve HUZURLU beraberlikler diliyorum ...




SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

18 Ocak 2017 Çarşamba

Sen benim sarhoşluğumsun ...!
Ne ayıldım,
Ne ayılabilirim,
Ne de ayılmak isterim.
Başım ağır,...
Dizlerim parçalanmış,
Üstüm başım çamur içinde,
Yanıp sönen ışığına, düşe kalka giderim ...







NAZIM HİKMET RAN
*****

31 Aralık 2016 Cumartesi



Herkesin ''YENİ YILINI'' yürekten kutluyor, başınızdan ''AKLINIZIN'' ,bedeninizden ''SAĞLIĞINIZIN'',cebinizden ''PARANIZIN'', yüreğinizden ''SEVGİ ve AŞKINIZIN'', hayatınızdan ''DOSTLARINIZIN'', hiç bir zaman eksik olmamasını temenni ediyorum ...:)))
*
SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****

5 Aralık 2016 Pazartesi

''KADIN'' HAKLARI ...





Biz KADINLAR için, bugünün ayrı bir anlam ve de önemi bulunmaktadır. Çünkü bundan tam 82 sene önce, yani 5 aralık 1934 de, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK tarafından, biz ''KADINLARA SEÇME ve SEÇİLME HAKKI'' tanınmıştır.
*
Türkiye CUMHURİYETİ'nde kadınların siyasi haklarını kazanması için gerekli yasaların çıkarılmasını ifade etmektedir.Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen, ATATÜRK Devrimleri’nden birisidir...
*
1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’de Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile tanınmıştır.
*
Biz KADINLARI baş tacı ederek, her zaman gerekli önemi ve hassasiyeti göstermiş olan, ulu önderimiz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'e, sonsuz minnet ve de şükranlarımı sunuyorum...
*
SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

25 Kasım 2016 Cuma

KADIN ŞİDDETİNE SON ...!






Bugün, KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI, ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ ...
*
Ve ''TANRI'' dedi ki ......
*
Ben KADINI sana can yoldaşı olsun, nesiller onunla çoğalsın, her şeyin bereketi artsın, tüm KAİNAT onunla dengelensin ve anlam kazansın diye yarattım ...
.
Senin KALBİNE en yakın olan ve en hassas SOL kaburga kemiğinin ucundan yarattım. Çünkü o kadar kırılgan ve o kadar ince ki, onu özenle koru, SEV ve hiç bir zaman KIRMA diye yarattım ......
.
O senin memnun olacağın şekilde hareket edemez, eğilip bükülemez. Eğer onunla bir BÜTÜN olmak istiyorsan, bu haliyle bir bütün olacaksın. Kendi arzuna göre düzeltmeye kalkarsan eğer, onu KIRARSIN ! Onun kırılması demek, senin eksik kalıp ACI çekmen ve onunda kopup gitmesi demektir ...
.
Bir CUMHURİYET kadını olarak, öncelikle bizi özenle yaratan TANRI' ya, bu değere sahip çıkarak, haklarımızı bize kazandıran ulu önderimiz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' e sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
.
''KADIN ŞİDDETİNİN'' artık son bulmasını temenni ederek, MÜCADELEYE devam diyoruz ...
.
SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)