25 Kasım 2016 Cuma

KADIN ŞİDDETİNE SON ...!






Bugün, KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI, ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ ...
*
Ve ''TANRI'' dedi ki ......
*
Ben KADINI sana can yoldaşı olsun, nesiller onunla çoğalsın, her şeyin bereketi artsın, tüm KAİNAT onunla dengelensin ve anlam kazansın diye yarattım ...
.
Senin KALBİNE en yakın olan ve en hassas SOL kaburga kemiğinin ucundan yarattım. Çünkü o kadar kırılgan ve o kadar ince ki, onu özenle koru, SEV ve hiç bir zaman KIRMA diye yarattım ......
.
O senin memnun olacağın şekilde hareket edemez, eğilip bükülemez. Eğer onunla bir BÜTÜN olmak istiyorsan, bu haliyle bir bütün olacaksın. Kendi arzuna göre düzeltmeye kalkarsan eğer, onu KIRARSIN ! Onun kırılması demek, senin eksik kalıp ACI çekmen ve onunda kopup gitmesi demektir ...
.
Bir CUMHURİYET kadını olarak, öncelikle bizi özenle yaratan TANRI' ya, bu değere sahip çıkarak, haklarımızı bize kazandıran ulu önderimiz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' e sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
.
''KADIN ŞİDDETİNİN'' artık son bulmasını temenni ederek, MÜCADELEYE devam diyoruz ...
.
SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

24 Kasım 2016 Perşembe

Öncelikle, baş öğretmenimiz ''MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'' olmak üzere, bizlere bin bir emek harcayarak bu günlere getiren,tüm değerli öğretmenlerimizin bu özel gününü yürekten kutlar, sadece bir gün değil,hayatımın her noktasında ve her zaman,onların izlerini taşımaktan ONUR duyarım ...




SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****

3 Kasım 2016 Perşembe

           

                                                                                                                                                                       
Senin için yasak dediler…
Yasaklar çiğnenmek içindir dedim.
*
Senin için imkansız dediler…
Önemli olan imkansızı başarmak dedim…....
*
Senin için olmaz dediler…
Dünya da olmayacak şey yok dedim.
*
Senin için zor dediler…
Kolay olsaydı değeri olmazdı dedim.
*
Onda bulduğun nedir ki dediler…
Herkeste arayıp bulamadığım dedim.
*
Senin için o ne dediler…
Hayattaki gülen yüzüm dedim.
*
Ona öyle nasıl bağlandın dediler…
Ben değil o ”bağladı” dedim.
*
Oda senin gibi sevdimi dediler…
İşte cevap veremediğim tek şey buydu.
*
Eğer bunu bilmiyorsan vazgeç dediler…
”Vazgeçecek olsaydım sevmezdim” dedim….
*
CAN YÜCEL
*****

30 Ekim 2016 Pazar

HAYAL ET ...!







Hepimizin bir HAYALİ vardır ! Hayalsiz yaşayan insanlar var mıdır bilemiyorum ? Kimisi ev ister, kimisi araba, kimisi zengin olmak ister, kimisi de hayalinde kurduğu işi yapmak ...


Bakıyorsunuz ki etrafınızdaki bazı kişiler, hayallerini gerçekleştirmiş, mesela ev almış, yazlık almış, iş kurmuş fakat siz hala mutsuz ve hayallerinizin peşinde koşmaya devam ediyorsunuz. Peki, bu kişilerin yapıp ta sizin yapamadığınız şey nedir? ...


Hayaller aslında insanın, VAR OLMA gücüdür. İnsan mutlu olacağı bir hayali kurgular. Çoğu insan için bu düşün gerçekleşmesi kolay, kimi insan içinse aynı düş ulaşılamayacak kadar güçtür. Bu, insanın tamamen kendisi ile ilgilidir. 



Bir insan kurduğu hayali gerçekleştirmek istiyor ise, bu yola baş koyarak MÜCADELE etmelidir. Bu uğurda hayaline hemen ulaşamasa bile, en azından bir ADIM daha yaklaşmış olur. Önemli olan kararlı olmak ve ne istediğini bilmektir. Zaten ne istediğini bilen bir insan, hayalini de ele geçirmiş olur. 



Yakınan ve sızlanan insanların çoğuna baktığımız zaman, bırakın adım atmayı, hayallerini söylemeye bile çekinirler. Aslında içinde bulunduğu kafesi kırarak, dışına çıkmak isterler. Fakat bunu göze alacak cesaret ve risk alma özellikleri yoktur. Bu nedenle sürekli söylenip, kadere bahane, geçmişine kusur, düzene isyan ederler. Bunun nedeni ise, içinde bulunduğu güvenli ortamdan ayrılma, başarısız olma, yerini kaybetme ve yalnız kalma korkusudur.



Hayallerimizi gerçekleştirmenin yolu, önce ona inanmak, hedef koymak ve bu yolda uğraş vermektir. Değişmez kural, kesinlikle “KARARLI” olmaktır. Başarısız olma korkusu hayallerimize kavuşmadaki en büyük engeldir. Dışarıda neler olduğunu anlamamız için, başımızı kumdan çıkartıp, etrafımıza dikkatlice bakmamız gerekmektedir. 



Çocukluğumda kurduğum bir hayali, yıllar sonra nasıl gerçekleştirdiğimi sizlerle paylaşmak istiyorum :)))



''Henüz sekiz yaşında, ilkokul 2. sınıf öğrencisiydim. Her gün sınıfa girdiğimde, öğretmenimizin masasında duran, DÜNYA küresine saatlerce takılıp kalırdım. Ta ki öğretmenim beni, Heyy sarı kız, artık sınıfa dön, sınıfa dön diye ikaz edene dek. Bu arada ben tüm dünyayı, hayalimde dolaşır ve öyle geri gelirdim. Bu isteğim o dönemlerde ne kadar zor ve olanaksız gibi görünse de, ben bunun düşünü yıllar boyu kurmaktan asla vazgeçmedim. Derken seneler sonra karşıma, hayalimi gerçekleştirebileceğim bir fırsat çıktı. Vee ilk yolculuğumu, dünyanın en güzel seyir adası olarak da bilinen, SANTORİNİ adasına, yani YUNANİSTAN'a yaptım. Daha sonra peşini diğer ülkeler takip etti ve şu ana kadar, bir çok ülkeyi yakından görme şansını elde etmiş oldum'' 



HAYAL kurmaktan ve ona sıkıca sarılmaktan asla vazgeçmeyin ! Çünkü her an HAYALİNİZ gerçekleşebilir ...:))) 





SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)

10 Ekim 2016 Pazartesi

DEĞİŞKEN ''RUH'' HALLERİMİZ ...




Öncelikle, artık kanayan bir yaraya dönüşen ve bizleri yasa boğan ŞEHİTLERİMİZİ saygıyla anıyor, hepsine Allahtan rahmet diliyorum. Bu duruma çanak tutanları ise sonsuza dek LANETLİYORUM ...!
*
Her gün bizi şaşırtan, garip ve dehşet verici olaylarla karşılaşıyoruz. Televizyonu açtığımız zaman, sürekli CİNNET haberleri, adam kadını bıçakladı, sokaktaki hayvanlara zarar verdiler, kadın çıldırdı intihar etti, öğretmeni dövdüler, doktoru öldürdüler gibi moralimizi sıfıra indiren hep üzücü haberler...
*
Bazen, bu millete çıldırmaları için bir şey mi veriyorlar ? sorusu, aklımıza gelmiyor değil, ama yine de insan merak ediyor işte ! Gerçi bir şey vermelerine de gerek yok, çünkü yaşadığımız olaylar, zaten ÇILDIRMAK için yeterli ...!
*
Okulda görev yapan PSİKOLOG bir arkadaşımla sohbet ederken, bizim bu DELİ hallerimiz nedendir acep ? diye kendisine sordum. Bana anlattıklarını sizlerle paylaşmak istiyorum .Belki bir yaraya merhem oluruz ...
*
İnsanların farklı ve değişken RUH halleri vardır. Kızgın, utangaç, üzgün, sinirli, meraklı, dalgın, endişeli, huzursuz, kırgın, sakin, enerjik, iyimser ve kıskançlık gibi. Yani bin bir çeşit farklı ve değişken RUH halleri ...
*
Bunlar son derece normal ve insanlara özgü hallerdir. Hangi noktada TEHLİKELİ olmaya başlarlar ? Kişilik bozukluğu dediğimiz şu davranışlar varsa eğer .Bunlardan, toplumumuzda en sık karşılaştığımız, BORDERLİNE kişilik bozukluğunu anlatmak istiyorum.
*
Gerçek ya da hayali bir terk edilmeden kaçınmak için çılgınca çaba harcamak.
*
 Karşısındakileri aşırı büyütüp, göklere çıkarma ve aşırı değersizleştirip, gözden düşürerek, yerin dibine sokma gibi başkalarına aşırı değer, değersizlik verme ile giden tutarsız ilişkiler.
*
 Kimlik karmaşası denilen kendini algılayışında, önem verilen kültürel- ahlaki değer anlayışında değişkenlikler.
*
Kendine zarar verme olasılığı fazla olan, iki ya da daha çok durumda sonunu düşünmeden, aniden yapılan eylemler (aniden çok para harcama, madde kullanımı, hızlı ve tehlikeli araç kullanma, birden aşırı yemek yeme, önceden düşünülmeyen uygunsuz cinsel davranışlar)
*
Yineleyen bir şekilde intihar girişimleri, intihar tehditleri, kendi kendine zarar verme (bıçak, jilet vs. ile kendi cildini kesme, sigara ile kafayı yakma ).
*
Duygu durumunda aşırı tepkililiğe bağlı olarak sürekli duygusal değişkenlik hali (saatler içinde değişen sürelerde birbirini izleyen öfkelilik, üzüntü, kaygı, sevinç dönemleri)
*
 Kişinin kendisini sürekli olarak boşlukta hissetmesi.
*
Öfkeye hakim olamama (sık sık kavgalara karışma, yüksek sesle hakaret, çığlık atma).
*
''Bu kişilerin kendilerine güven duyguları çok kırılgan olduğu için insanlar tarafından kabul edilmeye ya da reddedilmeye karşı aşırı derecede hassastırlar. Ayrılık ya da istenenin olmaması durumlarında, yoğun öfke ve diğer belirtiler yaşanır. Bu kişilere karşı öfkelerini net bir şekilde sergiler, sonrasında bundan dolayı suçluluk, pişmanlık, utanç duyguları yaşar ve kendilerini değersiz, zayıf, kötü hissetmeleri pekişir. BORDERLİNE Kişilik Bozukluğu olanlar, aşırı terk edilme korkusu yaşarlar. Terk edilme duygusunun yarattığı panikle devamlı mücadele ederler. Bunu engellemek için tehdit etme, intihar girişiminde bulunma gibi yollara başvurabilirler. Dürtüsel cinsel ilişkiler, sık partner değişimi sıklıkla görülebilir. Öfkelerini kontrol etmede zorluk yaşarlar...''
*
Haydi Türkiye, RUH ve AKIL sağlığımızı korumak ümidiyle, herkese SAĞLIKLI günler diliyorum ...
*
SEVTAP KÜRKÇÜOĞLU
*****
(5846 sayılı FSEK tarafından saklıdır)